• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 20 Kasım 2018
  • 16:04
 
Öğrencilerimize destek çıkalım

ÖZEL HABER: SERDAR AKIN EDA ARSLAN

 

Rehber öğretmen ve motivasyon uzmanı Mesut Sezerbaş, üniversite sınavlarının her geçen yıl daha çok hayal yıkmaya gönül kırmaya ve çalışanında küstürüldüğü bir sistem olarak devam ettiğini söyledi.

Sezerbaş,”Biz Türkiye’yiz biz bu ülkenin gençleriyiz, bu kadar güzel bir ülke gençlerine böylemi sahip çıkar. Bu zamanda gençlerin içinde bulunduğu buhrandan hiç mi haberiniz yok. Sınıflarda tutmak için her yolu denediğimiz bir zamandayız. Yanlış adımlar atmasın, kötülüklerden uzak dursunlar diye her yolu denediğimiz bir zamandayız. En güzel yaşlarını, anlarını saatlerce gecelere kadar uykusuz bırakıp her şeylerini ellerinden aldık olmadı hayallerini almaya devam ediyoruz. Bu gençlere böylemi sahip çıkacağız. Bu hamleler gençleri kin ve nefrete götürmekten, okumaktan soğutmaktan, küstürmekten başka bir şey getirmedi.” Dedi.

 

Sezerbaş konuyla ilgili olarak açıklamalarını şöyle devam etti. “Biz öz vatanımızda bu ülkeye hizmet etmek istiyoruz, kötümü düşünüyoruz? Sevgisizliklerini kazanmaktan başka bir şey kazandırmadı. Bu zamanda eğitimi sevdirmek için onlarca gence ne yapacağımızı şaşırmış durumdayken, bırakmak küsmek için yeteri kadar aile sorunları içindeyken ve tüm bunlara rağmen yine de çabalayan gençler, değişen sistemlerle mutsuzlaştılar. Evet sistemdir değişir, evet sınavdır kolay veya zordur, evet yetişemezsin, geç kalırsın, yapamazsınız, çalışmış veya çalışmamıştır. Sorun şu ki; kendi okullarımızda bile henüz böyle soru kalıplarını öğretecek eğitim verilmiyorken, birden böyle soru tipleriyle duvara çarpar gibi karşı karşıya kalınmıştır.

Sınav kalkacaksa kalksın, kalkmayacaksa okul müfredatına paralel olsun. Kitap okumayı bile sevdirmekte zorlanıyoruz bu zamanda, bizim ifademiz şu ki; bu sınavın bir prova sınavı olması gerçek sınavın 1 ay sonra yapılması veya buna benzer çalışmaların yapılması. Sınavdan sonra onlarca öğrencimin gözyaşlarıyla dolu mesajlarına ne cevap vereceğimi şaşırmış durumdayım. Konu şu ki sınavın zor ya da kolay olması değil, kaç öğrencinin hayaline istediği bölüme yerleşecek olup olmaması. ÖSYM eğer popüler olmak istiyorsa evet bunu başardı, eğer “vay be ne ilginç sorular hazırlamışlar” dedirtmekse evet bunu da başardılar ama bilsinler ki onlarca gencin, bir gençliğin sevgisizliğini de kazandılar.”

 

Sezerbaş açıklamalarını şöyle sürdürdü.”Buradan Devlet başkanımız Sn. R. Tayyip ERDOĞAN ‘a sesleniyorum, ülke gençlerinin yüzü düştü, gönülleri kırgın bir an evvel gönüllerinin ve sevgilerinin alınması için çalışmaların yapılmasını rica ediyorum. Evet, gelecekten ümitsiz değiliz, asla gelecekten ümitsiz olan bir gençlik olmayacak olunamazda ancak tedirginliğimiz her geçen dakika bir gencin daha küsmesi okumaya isteksizleşmesi, hayallerine veda etmesi. Oysaki biz bu gençleri kolay kazanmıyoruz, ne diller dökerek o masalara oturtuyoruz, hayallerine tutunmaları için ne diller döküyoruz. Cesaretlerini, azimlerini, heyecanlarını ortaya çıkarmak için, kahvehane köşelerinden kolay toplamıyoruz kolay kazanmıyoruz ama çok kolay harcanıyorlar. Tekrar söylüyorum soruların zor yada kolay olmasında değiliz. Soru tarzlarına uygun eğitim ve öğretimin yapılmayışı ve öğrencilerin ilk defa bu sorularla sınavda karşılaşmaları. Bu ülke bugünki gençlere emanet ama sanki onlara sevgisizlik emanet ediyoruz. Sınavlardan korktuğumuz veya sınavları bahane ettiğimiz yok bu zamanda hassas ve bir o kadar da zor bir gençlikle iç içeyiz dolayısıyla adımlarında o kadar hassas atılmasını talep ediyoruz. Acil bir şekilde bu gençlerin gönülleri alınmalı ve Ağustosta hem ailelerine ve hem kendilerine çifte bayram yaşatılmalı, dolayısıyla sıralamaların mutlu etmesini diliyoruz. Bu gençler hain değil, bu gençler, katil değil, bu gençler cani değil. Ülkesi için hizmet etmeyi, ailelerini sevindirmeyi, kendi ayakları üzerinde durmayı isteyen

 

gençler. Amacı sadece uyarı olan kışkırtmadan uzak olan konuşmama son verirken, hayat damarlarımız ve nefesimiz olan gençlerimizin daima diri, dinç, moralli ve daha sıkı çalışan gençler olmalarını, devletimizin de gençlerin moralini bozarak değil, onlara moral ve motivasyon vererek hayatlarına yardımcı olmalarını diliyorum.”

 

 


Yorumlar (1)