• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 22 Ağustos 2018
  • 02:36
 
MEVSİMLİK İŞÇİLERİMİZE KADRO İSTİYORUZ Öz Orman-İş Sendikası Adana Şube Başkanı Şahin Cerit ile mevsimlik işçileri ve sendikayı konuştuk.

Öz Orman-İş Sendikası Tarihçesi

Öz Orman-İş'e 2008'de iltihak eden Tarım Orman-İş Sendikası, 22 Temmuz 2003 tarihinde, 1 No'lu işkolunda çalışan 7 işçi tarafından bağımsız bir sendika olarak Ankara'da kuruldu. 26 Eylül 2003'teki Birinci Olağan Genel Kurulunda, Hak-İş Konfederasyonu'na üye olma kararı aldı. Üyelik talebi Hak-İş tarafından kabul edildi.

Hak-İş'e katılımın ardından teşkilatlanma çalışmalarını hızla yürüten Tarım Orman-İş, Çevre ve Orman Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğü'ne bağlı 217 işletme, 81 Çevre ve Orman İl Müdürlüğü ile Bakanlığa bağlı işletme ve işyerlerinde toplu iş sözleşmesi için gerekli olan yetki çoğunluğuna ulaşarak, 3 Eylül 2004'te Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'ndan yetki talebinde bulundu. 16 Eylül 2004 itibarıyla Çalışma Bakanlığı, ilgili işyerlerinde yetkili sendikanın Tarım Orman-İş olduğunu belirledi. Ancak işkolundaki bir başka sendikanın bu yetkiye karşı açtığı itiraz davası sebebiyle, toplu iş sözleşmesi ancak 4.5 yıl sonra yapılabildi.

Bu arada, Öz Orman-İş Sendikası,15 Nisan 2008 tarihinde Ankara'da kuruldu. Tarım Orman-İş Sendikası, 3 Mayıs 2008'deki Olağanüstü Genel Kurulunda, Öz Orman-İş Sendikası'na katılım kararı aldı. Aynı gün Birinci Olağan Genel Kurulunu yapan Öz Orman-İş Sendikası da bu katılımı kabul etti. Böylece iki sendika, Öz Orman-İş çatısı altında birleşmiş oldu. Birleşmenin ardından, Çevre ve Orman Bakanlığı (şimdiki adı Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ile Orman Genel Müdürlüğü'ne bağlı işyerlerinde çalışan işçilerin toplu iş sözleşmesi yetkisi, Yargıtay kararıyla Öz Orman-İş Sendikası'na verildi ve Birinci Dönem Toplu İş Sözleşmesi 3 Mart 2009 tarihinde imzalandı. Öz Orman-İş, Orman Teşkilatında çalışan üyeleri adına İkinci Dönem Toplu İş Sözleşmesini 16 Eylül 2009 ve Üçüncü Dönem Toplu İş Sözleşmesini de 26 Ağustos 2011 tarihinde imzaladı.

Öz Orman-İş Sendikası, İkinci Olağan Genel Kurulunu 9-10 Temmuz 2011 tarihlerinde Ankara'da yaptı. Genel Kurulda Settar Aslan Genel Başkanlığa, Bayram Ayaz Genel Sekreterliği, Ali Bilgin Genel Mali Sekreterliğe, Zeki Sungur Kızılkaya Genel Teşkilat Sekreterliğine, Mustafa Çınar Genel Eğitim Sekreterliğine ve Mehmet Çelik de Genel Mevzuat-Araştırma Sekreterliğine yeniden seçildi.

Öz Orman-İş, 2012 yılında TİGEM işletmelerinde çalışan 2.500 dolayındaki tarım emekçisini de bünyesine kattı.

Orman Teşkilatında çalışan Öz Orman-İş üyelerinin Dördüncü Dönem Toplu İş Sözleşmesi 15 Temmuz 2014 tarihinde imzalandı. TİGEM çalışanlarının Birinci Dönem Toplu İş Sözleşmesi ise 25 Ağustos 2014 tarihinde imzalandı.

Öz Orman-İş, Üçüncü Olağan Genel Kurulunu 14-15 Mayıs 2015 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirdi. Genel Kurulda yapılan seçimlerde, Settar Aslan Genel Başkan, Bayram Ayaz Genel Sekreter, Ali Bilgin Genel Mali Sekreter, Zeki Sungur Kızılkaya Genel Teşkilat Sekreteri ve Mehmet Çelik Genel Eğitim Sekreteri olarak seçildi.

 

Bugünkü röportaj konuğum Öz Orman-İş Sendikası Adana Şube Başkanı Şahin Cerit.

Cerit bize Orman işçilerinin kadrolaşması konusunu anlattı.

Cerit ile yaptığımız söyleşinin noktasına ve virgülüne dokunmadan siz okurlarımızın beğenisine sunuyorum..

Şahin Cerit kimdir?

Öz Orman-İş Sendikası Adana Şube Başkanı olan Şahin Cerit, Niğde, Kayseri, Nevşehir, Osmaniye, Adana ve bütün ilçelerden sorumludur. Şahin Cerit 1965 Adana Kürkçüler Köyünde doğmuştur. Cerit, Öz Orman-İş Sendikası Adana Şube Başkanlığından önce Orman Bölge Müdürlüğü’nde şoförlük kadrosunda çalışmaktaydı.

Öz-İş Orman Sendikası hakkında bilgi verir misiniz?

ŞAHİN CERİT: Öz-İş Orman Sendikası Orman Bölge Müdürlüğü’nde çalışan işçilerin özlük haklarını koruyan, sağlayan bir sendikadır. Son zamanlarda işçi sayımız azalmaktadır. Yaz sezonumuz Mayıs 15 itibarıyla başlıyor. Bütün arkadaşlarımız yangında gece ve gündüz mücadele ediyorlar. Emekli olan işçimizin yerine yeni işçi alınmıyor, Orman Bakanlığı her ne kadar işçi alımları için yazı da yazsa, talep de etse maliyeden bir türlü kadro çıkmıyor. Bu yüzden sayımız çok az. Biz emekli olanların yerine her yıl, hem kadro yenilensin hem de genç kadro gelsin istiyoruz. Ormanlarımız ülkemizin akciğerleri, ormanları koruyalım. Biz böyle düşünüyoruz ama bir türlü bu isteğimiz gerçekleşmiyor. Bunun yanı sıra son günlerde Başbakan Ahmet Davutoğlu, ‘işçilere kadro’ demişti. Fakat Orman işçileri sanki arada kaldı. Bizde mevsimlik işçi var, beş ay dokuz gün çalışıyorlar. bu arkadaşlarımız Orman Bölge Müdürlüğünün bünyesinde çalışıyorlar. Asıl işleri yangın söndürme, yangınla mücadeledir. Bunun için 6 ay çalışıyor, 6 ay boş kalıyorlar. Bu da büyük bir sıkıntı doğuruyor. 6 ay sonra bunlar bir işe giremiyorlar, kimse 6 aylığına işçi almıyor. İşsizlik adı altında toplanan paradan da faydalanamıyorlar. Bu paradan en az üç, dört ay faydalanabilirlerse evlerini geçindirebilirler. Bu konuyla mücadele ediyoruz. Genel Merkezimiz, Bölge Müdürlüğümüzle beraber çalışıyoruz. İşlerimiz iyi gidiyor bir sorunumuz yok. Tek sorunumuz kadrodur. Mevsimlik arkadaşlarımıza kadro alırsak mutlu oluruz, bir de her sene emekli olan arkadaşların yerine işçi alınılırsa daha iyi olur diyoruz ve maliyenin bu konuda duyarlı olmasını bekliyoruz.

Sendika üyelerinden bahsedebilir misiniz?

ŞAHİN CERİT: Hâlihazırda, Öz Orman-İş Sendikası'nın 20.000 dolayında üyesi bulunuyor. Üye sayımız az değil fakat yeterli değil. Araç sayımız, itfaiye araçlarımızın içinde görevli altı kişi olması gerekirken üç kişi yangına gidiyorlar. Bu yetersiz geliyor. Geçmişte Orman Genel Müdürlüğü’nün kadrosu, işçi sayısı elli binken şu anda yirmi bin civarlarındadır. Sayımız yarı yarıya düştü, yerine maliyeden kadrolu işçi çıkmıyor.

Orman yangını önemli bir konu neden işçi konusunda hassas davranılmıyor?

ŞAHİN CERİT: Yangının önemini biz de her defasında dile getiriyoruz. Genel Başkanımız, Genel Müdürlükle devamlı görüşüyor ama olumlu sonuç veriyorlar ama neticede gerçekleşmiyor. Kadro bir türlü alınamıyor.

Sözleşmeleriniz nasıl oluyor?

ŞAHİN CERİT: Sözleşmelerimiz her iki yılda bir oluyor. Sözleşmelerimizde bir sıkıntı yok, üyelerimizin kendilerine yetebilecek kadar maaşları var, yangın mesaileri var. Tek sorun altı ay sonra mesai olmadığı için zaten hiç işi kalmıyor mevsimlik işçilerin zor durumları, altı ay parasız kalıyorlar. Biz bu konuda mücadele ediyoruz. Hatta medya olarak sizlerin de desteklerinizi bekliyoruz. Bizim işletmelerimiz Adana’nın her ilçesinde bir Tufanbeyli, bir de Ceyhan’da şeflik, diğer yerlerde müdürlüğümüz var en az yüz işçimiz var.

Ormanda başka hangi çalışmalarınız var mı?

ŞAHİN CERİT: İşçilerimiz Ormanın her türlü işini yapıyor. Teras, fidan dikimi, tohumla yapılıyor. Fidanlık müdürlüğümüz var, orada toprağı eliyorlar, kum ve gübreyle harmanlayıp fidancılık üretimi yapıyorlar. Onun haricinde dağlarda dozerlerle teraslar yapılıyor. Oraya fidanlar dikilir, elle tohum yetişmediği yerlerde uçakla tohum atılıyor. Ormanda aklınıza gelebilecek her şeyi yapıyoruz. Ağaçlar budanıyor, çimler biçiliyor yoksa yangın çıktı mı çok çabuk yayılır. Bunların aralarına yangın emniyet şeritleri diziyoruz.

Sendika olarak sesinizi duyurabiliyor musunuz?

ŞAHİN CERİT: Genelde televizyonlarda duyuruyoruz, Genel Başkanımız medyaya önem veriyor. Ayrıca bizim kendi gazetemiz var. Yangın konusu çok önemli, bir yangında ne kadar canlar ölüyor. Sesimizi duyurmak zorundayız.

Sendikanın siyasetle ilişkisi var mı?

ŞAHİN CERİT: Biz konfederasyon olarak Hak-İş’e bağlıyız. Hak-İş, Türk-İş ve DİSK var. DİSK aşırı uç bir sendika. Geçen Kayseri’deydim. Kayseri Bölge Müdürümüz 1970-1980 yılları arasında bizim fabrikamız vardı Eskişehir’de diyor. 150 işçi çalıştırıyorduk, Teksife üyeydik diyor. DİSK geldi grev kararı aldılar, fabrikadaki bütün makineleri kırdılar. Polis tutanak tuttu, o günden sonra fabrika hayatımız bitti diyor. Burada DİSK’in ne kadar uç noktada olduğunu anlatmaya çalıştım. Biz her siyasi partiye eşit durumdayız. Tabanda her partiden kesimimiz var. Ama biz buraya siyaset sokmuyoruz. Her partiden arkadaşımız var.

Etkinliklerinizden bahsedebilir misiniz?

ŞAHİN CERİT: 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde mutlaka Ankara genel merkezde etkinlik yapıyoruz. Hepimiz kendi bölgemizde üye kadınlarımıza hediye yaptırıyoruz. Ankara’ya da dört, beş tane bayan gönderiyoruz. Onlara orada iki gün etkinlik yapılıyor.

Toplu sözleşmeyle toplu görüşme arasında ne fark var?

ŞAHİN CERİT: Toplu görüşmede müzakere yapılır, sözleşmede de müzakere bitmiş olur, imza atılır, neticeye bağlanır. Görüşmeler olmadan sözleşmeler olmaz. Biz görüşmede mesela diyoruz ki, biz dolmuş parası istiyoruz 5 lira, karşı taraf diyor ki, olur mu en azından belediyeden bir rayiç bedeli alın diyor. Bizim anayasamız var madde madde tek tek görüşüyoruz bunları. İşveren bir tarafta sendika bir tarafta. Bunlardan önce bizim 28 tane şubemiz var, her şube başkanı yanına üç kişi alıyor gidiyor, hepimiz kendi bölgemizdeki sorunları orada kendi müzakereci avukatlarımızla tek tek ön çalışma yapıyoruz. Ön çalışmadan sonra bunları İşveren ve biz taraf olarak oturuyoruz en azından iki ay, üç ay, bir maddeyi konuşuyoruz, bazen on gün aşamıyorsun. Haftada bir iki maddeyi zor geçiyoruz. Toplu görüşme olmadan, toplu sözleşmeyi imzalayamıyoruz. 

Sendika olarak yaşadığınız en büyük sorunlar nelerdir?

ŞAHİN CERİT:   En büyük sorunumuz yine söyleyeceğim kadro sorunumuz. İnsanları mutlu etmemiz lazım, bu insanlar bu ülkenin çocukları. 6 ay parasız bunlar, evleri var çocukları var. Bizim tek sorunumuz mevsimlik işçilerimize kadro istiyoruz.

Son olarak eklemek istediklerinizi alabilir miyiz?

ŞAHİN CERİT: Tek diyeceğim, bizim üyemizin duyması gereken tek şey KADRO olmalıdır. Bir an önce bu işçilerimizin kadroya girmesi ve emekli olan işçilerimizin yerine yeni işçilerin alınmasını umut ediyoruz.

 

 


Yorumlar (1)