• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 24 Ocak 2019
  • 05:30
 
“Madencileri yakmayın”

adana toros gazetesi

 

 

(HABER MERKEZİ)– Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Üyesi, Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin, Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde (KHK) değişiklik yapan kanun teklifinin sakıncaları da beraberinde getirdiğini vurguladı. Maden Kanunu Ve Bazı Kanun İle Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Öngören Tasarı görüşmelerinin gerçekleştiği TBMM Alt Komisyonu’nda CHP grubu adına sözcü olarak katılan Dr. Şevkin, CHP’nin tasarıya karşı çıkışını tüm detaylarıyla anlattı.

“VATANDAŞ AYAKTA!”

Maden Mühendisleri Odası Genel Başkanı Ayhan Yüksel ve sektör temsilcilerinin de katıldığı komisyon toplantısında konuşan Dr. Şevkin, “Önümüze gelen Maden Kanunu Ve Bazı Kanun İle Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Öngören Tasarı” tam anlamıyla sektöre ve madencilik dünyasına hizmet etmiyor.  Madencilik sektöründe faaliyet gösterenler  “ yüksek harç ve cezalar ile siyasi nedenlerle ruhsatlarının ellerinden alınacağı kaygısıyla” ayakta, Küçük maden işletmeciliği, yani aile işletmeciliğini yok etmesi nedeniyle “ küçük aile işletmecileri” ayakta, Getirilen düzenlemeler ile bu sektörde çalışan binlerce işçi ve memurun işsiz kalmasına neden olacağı düşüncesi ile İşçi ve memur sendikaları ve çalışanlar” ayakta, Çok sayıda jeoloji ve maden mühendisinin işsiz kalmasına ve meslek örgütlerinin denetim yetkilerinin alınması nedeniyle “Meslek örgütleri” ayakta, Vatandaşlarımızın evine, bağına, bahçesine, tarlasına, zeytinliğe haberi olmadan tapularının üzerine şerh düşerek kullanılamaz hale gelmesine neden olması sebebiyle vatandaş ayakta, Petrol kanunun da yapılan düzenlemeler nedeni ile rafinericiler ayakta” diye konuştu.

HİÇ BİR KATKISI YOK!

Yüz binlerce insanı ilgilendiren, sektördeki tüm bileşenleri rahatsız eden bu düzenlemeler kim veya kimler için getirilmek isteniyor?” şeklinde soran Dr. Şevkin, “2002 yılından günümüze kadar geçen 16 yıllık iktidarınız sürecinde Maden Kanunu dört kez köklü olmak üzere 14 defa değişikliğe  uğramıştır.  Yani her yıl en az bir değişiklik yapılmış. Maden kanunu yapılan değişikliklerle amacı ve felsefesinden uzaklaştırılmış deyim yerinde ise yamalı bohçaya çevrilmiştir.

14’üncü kez getirilen bu değişiklikler; sektörde faaliyet gösteren madencilerin işlerini kolaylaştırmamıştır, çalışan işçi ve memurların sorunlarını çözmemiştir. Madenciliğin,  GSMH içindeki payını arttırmamıştır. Meslek örgütlerinin sorununu çözmemiştir. Madencilik sektöründe yaşanan iş kazalarını veya iş cinayetlerini önleyen bir yanı yoktur. Ülkede üretilen hammaddenin uç ürüne dönüştürülerek ülke ekonomisine katkısı arttırılmamıştır. Çevrenin korunmasına hizmet etmemiştir.  Ekonomileri madenciliğe bağlı illerimizin, ilçelerimizin gelişmesine katkısı olmamıştır. Ülkemizin insan varlığı veya teknik kapasitesinin geliştirilmesine katkısı olmamıştır” dedi.

Teklifin 5. Maddesinde ‘Oda Sicil Belgesi’ tanımının yürürlükten kaldırıldığını vurgulayan Dr. Şevkin, halbuki mühendislik mesleği mensuplarının disiplinleri, iş ilişkilerindeki dürüstlükleri ve meslek ahlakın sağlanması ve takibi, görevi Anayasada kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve ona bağlı olan Maden Mühendisleri Odası’na verildiğini kaydetti.

İŞ DİSİPLİNİ VE MESLEK ETİĞİ HİÇE SAYILIYOR!

Dr. Şevkin, şunları söyledi:

“Meslek mensuplarının iş disiplinleri ve meslek etiklerinin sağlanması ve takibi Anayasa ve meslek kanunu uyarınca Maden Mühendisleri Odasına münhasır ve vazgeçilmez bir yetki olarak tanınmıştır. Bilindiği gibi madencilik işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından en riskli  mesleklerden birisidir. Özellikle son yıllarda yaşanan maden iş kazaları toplumda çok derin yaralar açmış ve tüm Türkiye’nin yüreğini kanatmıştır. Bu bakımdan benzer nitelikte iş kazalarının tekrar yaşanmaması için Maden Mühendisliği meslek mensuplarının disiplinlerinin ve meslek etiğine uygun davranıp davranmadıklarının takibinin Anayasa ile tanınmış bir yetki olarak Maden Mühendisleri Odası tarafından yapılmasının yaşamsal önemi vardır. Aksi halde söz konusu kazalarda ihmalleri bulunan meslek mensuplarının takibi çok güç olacağı gibi, 3213 sayılı Maden kanununun 10. Maddesinde öngörülen hak mahrumiyeti ve benzeri mesleki kısıtlamalarının yerine getirip getirilmediği belirlenmesi mümkün olmayacaktır. Hatta maden kazalarını önlemek amacı ile düzenlenen 5995 sayılı kanunla 2010 yılında oda sicil belgesi konusu Maden Kanununa tanımlar ile 2.maddesine eklenmiştir. Maden kanununda 07.12.2018 tarihli değişiklik teklifi ile oda sicil belgesinin maden kanunu kapsamından çıkarılması anayasanın 135. Maddesine aykırı olacağı gibi maden iş kazalarının önlenmesinde yaşamsal önemi bulunan Maden Mühendisleri odasının üyeleri üzerindeki takip ve denetiminin işlevsiz bırakacaktır. Bu nedenle 3213 sayılı Maden Kanununu 2. Maddesindeki “oda sicil belgesi” tanımının aynen korunması ve teklifin 5.maddesindeki bu değişikliğin geri çekilmesi  gerekiyor.”

 


Yorumlar (1)