• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 20 Eylül 2018
  • 17:08
 
İftira kurbanı Reşit’in mezarında anne gözyaşı

İftira kurbanı Reşit’in mezarında anne gözyaşı

 

(DHA)- ADANA'da, F.N.B.'ye (15)  tecavüz ettiği iddasıyla kızın babası tarafından öldürülen Muhammet Reşit Yıldırım'ın (17) annesi Fatma Yıldırım (38), Anneler Günü'nde oğlunun mezarı başında gözyaşı döktü. Oğluna iftira atan F.N.B.'nin tahliye edildiği hatırlatan Fatma Yıldırım, "Bize bu acıyı yaşatanları Allah'a havale ediyorum" dedi. Olay, geçen 14 Ağustos'ta merkez Yüreğir ilçesi Yavuzlar Mahallesi Kışla Caddesi'nde meydana geldi. Bir elektronik firmasında çalışan Muhammet Reşit Yıldırım, işyerinin kamyonetine binerken Emrah B.'nin tabancalı saldırısına uğradı. Vücuduna isabet eden 4 kurşunla yaralanan Muhammet Reşit Yıldırım, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahaleye karşın kurtarılamadı. Emrah B. ise kaçmaya çalışırken polis tarafından suç aleti tabanca ile yakalandı. Güvenlik kamerasına yansıyan olayın ardından gözaltına alınan Emrah B., Yıldırım'ı kızına tecavüz ettiği için öldürdüğünü söyledi. Emrah B. tutuklanırken, kızı F.N.B. ise psikolojisi bozulduğu gerekçesiyle Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nde tedavi gördü.
DNA RAPORU ÇIKTI
Sanık Emrah B.'nin Adana 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığı davada, F.N.B., Yıldırım ile bir yıl boyunca sosyal medya üzerinden görüştüklerini söyledi. F.N.B., Muhammet Reşit Yıldırım'ın kendisini teyzesiyle tanıştıracağını söyleyerek bir eve götürdüğünü, burada cinsel saldırıya uğradığını ve hamile kalmasının ardından durumu annesinin fark ettiğini, kürtaj olduğunu anlattı. Mahkeme heyeti, öldürülen Yıldırım ile ceninden alınan örneklerin karşılaştırılarak bebeğin babası olup olmadığının belirlenmesine karar vererek duruşmayı erteledi.
Alınan örnekler, Adana Kriminal Polis Laboratuarı Müdürlüğü'ne gönderildi. Yapılan incelemenin ardından raporda, 'Maktul Muhammet Reşit Yıldırım'dan alınan örnekler ve F.N.B.'ye ait olan cenindeki doku örneklerinde baba-çocuk ilişkisi bakımından uyum bulunmamaktadır' denildi.
MAHKEMEDE İTİRAF ETTİ
21 Mart'ta görülen duruşmasının son celsesinde F.N.B., kürtajla alınan bebeğin babasının Muhammet Reşit Yıldırım olmadığını söyledi. Babasının yengesinin yeğeni M.Ç. tarafından hamile bırakıldığını ileri süren F.N.B., "Öldürülen Muhammet ile cinsel ilişkiye de girmedim" dedi. Mahkeme başkanının, "Daha önce bunları neden söylemedin?" sorusu üzerine F.N.B, "Babamdan korktuğumdan dolayı söylemedim. M.Ç.'ye bir şey olur, babam bir şey yapar diye korktum. O yüzden Muhammet Reşit'in ismini vermek zorunda kaldım. Onunla 3 ay arkadaşlığımız oldu. Özür dilerim, pişmanım" dedi.
Tekrar söz verilen sanık Emrah B. ise "Bir insanın kızı ve eşi bunu yaparsa ben ne yapayım? Yaptığımdan pişmanım, özür dilerim. Kızıma 10 defa sordum. Bana her defasında Muhammet Reşit'in ismini verdi. Ben neden suçsuz bir insana bunu yapayım?" dedi.
Emrah B.'yi, 'kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptıran mahkeme heyeti, cinayetin kız tarafından söylenen yalan üzerine tahrik altında işlendiği gerekçesiyle cezayı 23 yıla düşürdü. Tutukluluk halinin devamına karar verilen Emrah B., 'ruhsatsız silah taşımak' suçundan da 2 yıl hapis cezası aldı.
İFTİRA SUÇUNDAN CEZA ALDI, TAHLİYE EDİLDİ
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında Hatay'da koruma altında bulunan F.N.B., 'iftira' suçundan gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. Mahkeme, F.B.N'yi iftira suçundan önce 4 yıl hapis cezasına  mahkum etti. Yaşının küçük olması nedeniyle cezası 2 yıl 8 aya indirilip, tahliye edildi.
OĞLUNUN MEZARINI ZİYARET ETTİ
Demans hastası anne Fatma Yıldırım ise oğlunu kaybettikten sonra durumu kötüleşti. Beyninde küçülme olan Yıldırım'ın, stresin etkisiyle hastalığı ilerledi. Oğlundan ayrı ilk Anneler Günü'nde mezarlığı ziyaret eden Yıldırım, burada gözyaşlarına boğuldu. Hastalığı nedeniyle ayakta durmakta zorlanan Fatma Yıldırım, "Bana bu anneler Günü'nde bu acıyı yaşattılar, oğlum toprağa girdi, ben üzüntüden hastalığın pençesine düştüm. Bize bu acıyı yaşatanları Allah'a havale ediyorum" dedi.
Baba Ali Yıldırım ise "Eşimin geldiği durum ortada, bizi yaktılar. Eşimin ayakta duracak hali yok, çocuğunu mezarlıkla görmesini istedim. Annesine hediye vermesi gereken bir çocuğumuz varken, şimdi toprağın altında. Burada dua okuyoruz, yapacak başka bir şeyimiz yok" diye konuştu.

 


Yorumlar (1)