• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 19 Kasım 2018
  • 00:40
 
GIDADA ENFLASYON DURDURULAMIYOR

(Haber Merkezi)- “Enflasyonla topyekûn mücadele” sloganıyla yapılan tüm fiyat indirimi reklam ve propagandalarına rağmen, gıda fiyatlarındaki artışın ekim ayında da devam ettiği belirlendi. Gıda fiyatlarında eylül ayındaki yüzde 12,56 oranındaki yüksek artıştan sonra ekim ayında da yüzde 1’e yakın artış kaydedildi. Gıdada yıllık enflasyon yüzde 19,31’e kadar yükseldi.  Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Kamu-Ar’ın, Ankara’daki pazar ve marketlerden düzenli olarak derlediği fiyatları esas alarak yaptığı “halkın enflasyonu” araştırmasının ekim ayı sonuçları, dar ve sabit gelirliler üzerindeki gıda enflasyonu baskısının krizle birlikte giderek daha dayanılmaz bir noktaya gösteriyor. Kriz vatandaşların gıda karşısındaki satın alma gücünü son bir yılda yarıya yakın azalttığını gösteriyor. Tüketim harcamaları araştırmaları, en yoksul yüzde 10’luk kesimin harcadığı her 100 liranın 31 lirasını gıda için yaptığını, en zengin yüzde 10’luk kesimin 100 liralık harcaması içerisinde gıdanın aldığı payın ise 13 lirada kaldığını gösteriyor. Dolayısıyla gıda fiyatlarında yaşanan artış ve azalışlar yoksulların bütçesini zenginlere göre çok daha derinden etkiliyor. Birleşik Kamu-İş’in araştırmasına göre Türkiye’deki aileler gıda için harcadıkları her 100 liranın 17,9 lirasını pirinç, ekmek, bulgur, buğday unu, makarna ve şehriye gibi ürünlere harcıyor. Diğer ülkelere göre miktar olarak çok az tüketilmesine rağmen, dünyanın belki de en yüksek fiyatlarının geçerli olması nedeniyle et ve balık için yapılan harcamalar ise gıda harcamalarının yüzde 22,4’ünü oluşturuyor. Süt, peynir, tereyağı ve diğer süt ürünleri ile yumurtanın gıda harcamaları içerisindeki payı ise yüzde 13,4’ü buluyor. Türkiye’de gıda için harcanan her 100 liranın 5,5 lirası tereyağı dışındaki yağlara,10,8 lirası meyveye, 15,1 lirası sebzeye, 6,1 lirası şeker, reçel, bal gibi gıda ürünlerine, 3,1 lirası çay ve kahveye, 3,6 lirası alkolsüz içeceklere, 2,2 lirası ise diğer gıda maddelerine ayrılıyor. Bu arada TÜİK’in araştırmalarına göre yoksullar gıda harcamalarının büyük bölümünü ekmek, tahıl ve sebzeye ayırırken, zenginlerin gıda harcamalarının büyük bölümünü et balık ve deniz ürünleri meydana getiriyor.   Türkiye’de başta hayvancılık olmak üzere tarım sektörünün üretimindeki artışın, talep artışının gerisinde kalması, üreticiyle tüketici arasındaki zincirde yer alan aracıların yüksek kar oranları ve diğer nedenlerle gıda fiyatlarında yaşanan yükselişten en büyük zararı, gelirinin büyük bölümünü gıdaya ayırmak zorunda olan yoksul kesimler görüyor. Ekim ayında,  ekmek, un, bulgur, pirinç, makarna fiyatlarında bir önceki aya göre yüzde 1,54 oranında artış yaşanırken, et ve canlı hayvan ithalatı yapılarak fiyatları kontrol altına alınmaya çalışılan et-balık harcamalarında yüzde 8,41 gibi oldukça yüksek oranlı bir artış kaydedildi. Ekimde süt ve süt ürünleri ile yumurta harcamalarında ise yüzde 0,15 oranında yükseliş gözlendi. Katı ve sıvı yağ fiyatlarında yüzde 2,23 oranında artış oldu. Meyve harcamalarının yüzde 4,92 oranında azaldığı ekim ayında sebze harcamalarında ise yüzde 11,86 oranında indirim yaşandı. Bakliyat fiyatları 10,33 oranında artarken, salça, zeytin, bal, çay tuz ve benzeri gıda maddelerinden oluşan diğer gıda fiyatlarında da yüzde 2,56 oranında artış yaşandı.

 


Yorumlar (1)